Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved.
Babalar Günü ile ilgili Şiirler
Babalar günü şiirleri, Baba şiiri, Baba Şiirleri
Üzgünüm Baba

üzgünüm baba...
hayatımda ilk defa birini
yüreğimde seninle aynı yere koydum
o da senin gibi seviyor zannetim
sevgime karşılık verir diye bekledim
ama senin gibi sevmedi baba...

üzgünüm baba...
hayatımda ilk defa birini
seninle aynı terazinin bir kefesine koydum
belki o da senin gibi ağır basar zannettim
ama senden hafif geldi baba...

üzgünüm baba...
hayatımda ilk defa birini
seni sevdiğim kadar çok sevdim
ama senin sevgin bölünmezmiş
gözüm körmüş farkedemedim
ama gözümü açtım baba...

üzgünüm baba...
hayatımda ilk defa biri
senden başka biri bana 'canım' dedi
onun canım deyişini senin ağzından çıktığı gibi
değerli ve önemli zannettim
ama o herkese canım dermiş

geç anladım her şeyi çok geç anladım baba
anladım ki baba senin kadar beni kimse sevmemiş

tövbe ettim, yemin ettim baba...
bundan sonra 'delikanlı' olmayacak hayatımda

keşke yanımda olsan baba...
keşke bana 'canım' desen...
bende delikanlı'nın 'canım' demesine aldanmasam.
bütün şiirlerimi bir tek sana yazsam
başımı dizlerine koyup ağlasam

Tülay Sustam
Kızından Babasına

Ben sana baba dedim;
Gidenler gelmez diye,
El kıymet bilmez diye,
Babalar ölmez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Yüz sensiz gülmez diye,
Ufkumu delmez diye,
Yâr yaşım silmez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Baba cevher, öz diye,
Hasret ateş, köz diye,
Benliğimi ez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Kıymet bulur söz diye,
Sana yollar düz diye,
Sensiz bahar güz diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Kavuşuruz tez diye,
Asılmasın yüz diye,
Düşlerimde gez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Sensiz ömür az diye,
Sana çıkar iz diye,
Her derdimi sez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Dost beni almaz diye,
Öz felah bulmaz diye,
Sensiz yurt olmaz diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Yiğitler yılmaz diye,
Göz yolda kalmaz diye,
Hakikat solmaz diye,
Ben sana baba dedim!

Zülfikar Yapar Kaleli
Koparma Baba ellerimi

Koparma ellerimi baba,
Dökülür umutlarım toplayamam,
Uçurtmam uçar tutamam,
Oyuncaklarım ne olacak,
Geleceğim?

Bak büyüyorum baba,
Okulum olacak,
Ellerim kalem tutacak baba,
Çok çalışacağım söz...

Koparma ellerimi baba,
En yüksek notları alacağım,
Taktir, teşekkür, onur belgesi,
Örnek çocuk olacağım.
Belki doktor, belki hakim olacağım,
Ben çoğalacağım baba.

Güneşim olacak, aşkım, hayallerim,
Baharlar gelecek ömrüme,
Umutlarım filizlenecek baba,
Kırlara koşacağım uçarcasına,
Denizleri aşacağım kulaç, kulaç,
Kelebekler gibi özgür olmak istiyorum.

Koparma ellerimi baba,
Yıldızlar yağacak gecelerime,
Tutacağım bir, bir.
Tut ellerimden baba.

Kaybolmak istemiyorum,
Sokaklar duvarsız, sokaklar kapısız,
Üşürüm baba...
Korkarım gecenin, vahşi çığlıklarından.
Katıklı lokma gibi, yutar geceler beni.
Bırakma karanlığın kucağına,
Kaybolurum baba...

Koparma baba ellerimi,
Umutlarım dökülür toplayamam.
Oysa ben avuçlamak istiyorum,
Dökülen umutlarımı.
Uçar umutlarım, olmayınca ellerim,
Koparma baba ellerimi…

Nermin Erol
Kalk Baba

Bugünün hatrına benim hatrıma
Kalk baba bugün bayram
Gelinmesi imkansız yolların
Ucundasın bilirim ama;
Bugün bayram kalk baba

Bir dua gönderiyorum
Yıllarca hasret olduğum
Ellerinden öperek
Bugünün hatrına,benim hatrıma
Bugün bayram kalk baba

Senin kadar usta olamadım
Sensiz yuvamı kuramadım
Baba ben mutlu olamadım
Bugünün hatrına,benim hatrıma
Bugün bayram kalk baba.

Bu dünyada dert,gam çok
Yattığın yerde rahat uyu baba
Rahmetin bol olsun baba
Seni unutamam seni seviyorum baba

Mihrican Karaca
Çok yoruldum baba

Çok yoruldum baba,
Ben çocuk olmayı özledim!
Kaldıramıyorum bu yükü
Tekrar çocuk olmak istiyorum.
Söz baba,
O oyuncakçıdaki oyuncağı istemeyeceğim
Karanlık çökmeden eve gireceğim.
O sıcacık kucağını özledim,
Bayramları özledim baba,
Bayram namazını,
Verdiğin harçlıkları özledim.
Çocukluğumu özledim baba
Çocukluğumu!
Beni elinle okşamasan da,
Dudağımın, mübarek günlerde elini okşamasını özledim
Oğlum demeni,sana baba demeyi özledim.
Söz baba,
Suları ben dolduracağım
Hatta kar yağdığında evin önünü ben kürüyeceğim
Sen sadece içerde otur, ben sobayı da yakarım.
Ben seni özledim baba,
Evimin direği,destekçim,her şeyimsin
Söz baba,
Sigarana bile karışmayacağım
Sen benim canımsın,atamsın,babamsın
Ne olur baba,
Ben çocuk olmak istiyorum….

Özgür Akdoğan
Bu adam benim babam

Bu adam benim babam
Sekiz köşe kasketiyle
Omuzunda sekosuyla hey
Cebinde yok parası
Bitlistir cigarası
Yüreğindedir yarası
Altı çocuk büyütmüş
Bir işçi maaşıyla
O adam O arslanlar arslanı
adam benim babam hey

Ağlama benim babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Aldırma benim babam hey

Ağlama mazlum babam
Dert etme naçar babam
Kara gün geçer babam
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Allah büyüktür babam hey

O adam benim babam
Derdi dağlardan büyük
Çaresiz beli bükük hey
Bir gün olsun gülmemiş
Rahat nedir bilmemiş
Gözyaşını silmemiş
Bir lokma ekmek için
Kimseye eğilmemiş
O adam benim babam hey

Benim babam mert adamdı
Mangal gibi yüreği
Yufka gibi kalbi vardı
Hayatım boyunca ona özendim
Fedakardı
Bir dikili ağacı olmadı belki
Ama kendisi
Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı
Üstümdeki kol kanat
Sırtımı yasladığım dağ gibiydi
Ben babamın oğluyum
Tepeden tırnağa Anadolu'yum...

Fatih Kısaparmak
Benim Babam

Mütavazı, yaşlı, yorgun bir köy aşığı,
Apacıktır magrur, sevgi dolu ve yumuşak kalpliliği,
Ekmekte katık yoksa, öyle yer yemegi,
İşte o benim babam benim.

Akıl,mantık hep yoluydu,
Erdemli kişilikle doluydu,
Dogrulugun sağ koluydu,
İşte o benim babam benim.

Haksızlıga, hep direnirdi,
Sevgi ve saygıda öbeklenirdi,
Dostluk, kardeşlikle donanırdı,
İşte o benim babam benim.

Canı ocagını tüttürüyor,
Yüzü gözümde hep özleniyor,
Derdim bu ama hayat böyle yapıyor,
İşte o benim babam benim.

Eziklikte, haksızlıkta hep dimdik durur,
Esarete hep o dipcik vurur,
Hak ettiği dilimi, ancak kendine yontturur,
İşte o benim babam benim.

Annem hastanelerde konakladı annem oldu,
Alt çamaşırlarımı gizli gizli kuruttu,
Her yaptıgını canevime borçsuz oturttu,
İşte o benim babam benim.

İlim irfanımız için çok uzaklara gidip didindi,
Kapkara saçlarına sayısız aklar serildi,
En kötüsü hastalanıp kaç kere ecel ipi gerildi,
İşte o benim babam benim.

Yaşlandı artık o bastonu elinde,
Agrıları baş gösteriyor vücudumun her yerinde,
Evlatlarına minnet etmez, bu onun kişiliğinde,
İşte o benim babam benim .


Yanlış hallerimizde çok döverdi,
Vurdugu her sille yerde,güller biterdi,
Şimdiki biz olmamız için,hep içinden severdi,
İşte o benim babam benim.

Tan yeri agartısında yaylasına gider,
Kendisini bu hale getiren tarlalarına şükreder,
Gavur yaylasının nimetlerini ilaç diye içine çeker,
Akşamın karanlıgında ancak evine döner,
İşte o benim babam benim.

Sevmez cemiyete boş yere konuşmayı,
Fikirlerine karşı olan herşeye bilir susmayı,
Yalan, dolanlı işlere, sever gençliğindeki gibi saldırmayı,
İşte o benim babam benim.

Aldıgım bir çok degerde ben oyum,
Gurur duyuyorum onunla,
Dagları delerim onun vereceği bana bir komutunla,
Bende bir babayım karşılaşacagım onun konumunla,
O adam gibi adam hep bizi yine taşır sağ koluyla,
İŞTE O BENİM BABAM BENİM.

Ibrahim Özdemir
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim

CAN YÜCEL
Babalar için

Baba gibi can bulunmaz
Ağzımızda dildir baba
Temelsiz yuva kurulmaz
Sağlam temel beldir baba

Annem her gün ismin söyler
Gölgesinde gönül eyler
Başsız olmaz şehir köyler
Baş kentimiz ildir baba

Başımızda baş tacımız
Derde derman ilacımız
Meyveli bağ ağacımız
Bahçemizde güldür baba

Mutlu günde bayramımız
Onsuz olmaz ayranımız
Bereketli hep soframız
Çiçek arı baldır baba

Kördüğümü elsiz çözer
Gönlümüzde gizli gezer
Kalem gibi yazı yazar
Sevdamıza çöldür baba

Deryamıza gemi olur
Her limana uğrar durur
Önde gider yolu bulur
Kaptanımız mildir baba

Dertler üst üstte dizilir
Gam keder ile ezilir
Tuncay’a bakar üzülür
Açan kanat koldur baba

Tuncay Akdeniz
Babalar günü / Babama

Baba tut elimden
Beni çocukluğuma götür hadi...

O küçük kıza götür beni baba
Götür bir daha gelmeyeyim...

Tut ellerimden baba tut
Uçurumun kenarındayım...
itildim, düştüm düşeceğim!

Baba yüreğim alazlarda
yandı! yanıyor!

Sevda çöl dedin... dikkat et dedin
Bir an için unuttum bana, sevdim
Şimdi çöl ortasında
Yalnızlığımla susuyorum mutluluğa

Baba tut elimden
Beni çocukluğuma götür hadi...

Acılar şımartmasın beni artık
sen şımart!

Uzaktaki hayallerimide al
Beni sallayarak uyut
Hayallerimden bir oyuncak yapıp
Başucumda tut
Kayıp giden tüm hayallerimi tut baba!

Olmayan hayallerin gölgesinde
Ağlamaktan yoruldum
Çocukluk düşlerimi özledim

Götür baba
-Beni çocukluğuma götür -

Neşe Demirağ
Babacığım seninle

Babacığım seninle,
Evimize can gelir.
Yürek dolusu sevgi,
Bize heyecan gelir.

Babacığım seninle,
Güven dolar evimiz.
Mutlulukla yıkanır,
Sevgiyle yüreğimiz.

Babacığım seninle,
Umutlar kucak kucak.
Doldurur evimizi,
Bizi sarar sımsıcak.

Babacığım seninle,
Apaydınlık yüzümüz.
Huzur bulur seninle,
Gecemiz, gündüzümüz.

Babacığım seninle,
Yarına umutluyuz.
Annemle kardeşlerim,
Seninle çok mutluyuz.

Rıfkı KAYMAZ
Baba...Oy Baba (A.Ekber ÇİÇEK)

Baba seni düşde gördüm.
Yaz-baharın kışda gördüm.
Bir el verdim, tutamadın,
Yüreğini yasda gördüm..

Oy baba...oy baba...
Gölgen düşmüş göğe baba.
Erenler safında durmuş,
Gök serilmiş yere baba...

Baba seni darda gördüm.
Yolunu çıkmazda gördüm.
Bir ses verdim duyamadın,
Kirpiklerin yaşda gördüm..

Oy baba...oy baba...
O nasıl tebessüm baba.
Türküler selama durmuş,
Sazın öksüz kalmış baba...

İsmet Onar
Baba

Bir bebeğin
Minik elleriyle dokunuşunu kıskandım
Sana dokunamadım baba..
Bir çocuğun pervasızca sarılışını kıskandım
Sana sarılamadım baba..
Sevgisini haykıran çocukları kıskandım
'Seni seviyorum'diyemedim baba..
Göz önümde gölge olan kanatları kıskandım
Ben güneşte yandım baba..
Şeker yiyen çocukları kıskandım
Hiç şeker yiyemedim ki baba..
Babalarıyle kenetlenmiş elleri kıskandım
Ellerim acıdı baba...
Masal dinleyerek uyuyan çocukları kıskandım
Benim hiç masalım olmadı ki baba...
İlk aşk,ilk heyecan babalarla yaşanırmış
Yüreğim dağlandı baba...
Çocukluğunu yaşayan çocukları kıskandım
Ben çocukken büyüdüm baba,
Çocukken...
Büyürken 'altın bileziğim'dediğin
Dürüstlüğün,erdemin
Rehberim oldu yönümü bulmam da
Hayat yolun da hiç şaşmadan,
Şaşırmadan..
Sana layık olmanın onurunu yaşarken,
Sensizliğin can acıtan yokluğun da
Taşmadan,taşırmadan
Yürüyorum..
Ama ne olurdu
Sevginin bir dokunma olduğunun ayırdında
Haykırabilseydik
Yaşasaydık
Sevgilerin en masumunu
Baba kızın sarmalanışın da..
Töre dedin,
Gelenek,görenek dedin
Şu dedin,bu dedin
Gizledin,esirgedin
O en güzel duyguları!
Biliyorum hep sevdiğini
Benim seni sevdiğim gibi
Geceleri üstümü örtüp
Saçlarım okşadığını
Biliyorum..
Sevgiyle yüzümü seyredip
Tanrı'ya yakardığını..
Ama ne olur,
Ne olurdu
Çabuk büyümeseydim baba..
Şımarsaydım
Dokunsaydım
Sana doysaydım baba..
Sevgine,şevkatine
Hasret bırakmasaydın..
Hapsetseydin ellerimi
Kocaman avuçlarına
Keşke..
Geç kaldım baba
Geç kaldık..
Geç bulup tez yitirdiğim
Doyamadığım baba'm..
Bir kerecik'babacığım'
Diyemediğim baba'm..
Kollarımı boynuna
Saramadığım baba'm;
Gururumsun
Övüncümsün
Kara toprağın bağrın da
Rahat uyu baba'm...

Refika Doğan
Baba!

Sen gittin gideli ruhum tarûmar
İnsanlar cihandan acep ne umar?
Terk edilen için ömür bir kumar

O gün bugün günler geçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Bir gönülün merkezine har düştü
Yaz ortası yüreğime kar düştü
Hayalimde yüceleşen yâr düştü

Hüzün bedenimden göçmüyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Hasret kaldık, aylar geçti sesine
Bülbüller ram olur gül nefesine
Ruhun veda etti ten kafesine

Beden Azrail’den kaçmıyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Rengârenk bahardın, ağır kış oldun
Gerçek idin, şimdi bize düş oldun
Gözden akan bir damlacık yaş oldun

Göğümdeki kuşlar uçmuyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Cennette saraylar, cehennemde nar
Kimine ağır kış, kimine bahar
Vuslat ötelerde, bize hasret var

Ömür bize ışık saçmıyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Bu âleme dair tükendi sözler
Perdeler inince kapandı gözler
Güneşim battı, karardı gündüzler

Huzur, talih bizi seçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Rızamızla teslim olduk kadere
Ölüm bizi götürmesin kedere
Bu filmi seyrettik bilmem kaç kere

Kul arzuyla zehir içmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Mustafa Nihat Malkoç
Baba Diyordu Baba….!

Unuttum sanma seni, her duada adın var;
Dün oğlum, babasına, “baba” diyordu Baba! ..
Duvardaki resimde, bakışın var, yâdın var;
Ciğerimden can koptu, “baba” diyordu Baba! ..

Sarılırken oğluma, aklıma geliyorsun;
Gözlerimde yaş olup, sinemi deliyorsun;
Özlemez olurmuyum, özledim, biliyorsun;
Ciğerimden can koptu, “baba” diyordu Baba! ..

“Baba” diyen kim varsa, gördüğümde ağlayıp;
Başa geldi ayrılık, karaları bağlayıp;
Sensiz olan gönlümü, yokluğunla dağlayıp;
Ciğerimden can koptu, “baba” diyordu Baba! ..

Sen bulunmaz efsane, sen gönlümün sultanı;
Sen şu fâni dünyada, ömrümün tutar yanı;
Senden bir emanettir, taşıyorken bu canı;
Ciğerimden can koptu, “baba” diyordu Baba! ..

Gidişin, emânetin, teslimiyet vaktiydi;
Gidişin, Yaradan’ın “tamam” diyen aktiydi;
En büyük mirasındı, ak alnımın naktiydi;
Ciğerimden can koptu, “baba” diyordu Baba! ..

Ali Altınlı
Baba Bana Bisiklet Al

Sınıfımı geçtim bugün
Baba bana bisiklet al
Sevincimden uçtum bugün
Baba bana bisiklet al

Söz vermiştin geçen sene
Buna şahit Fatma nine
Mızıkçılık etme yine
Baba bana bisiklet al

Ali Dilki
Baba

Sendin
Doğduğum gün
Bana ezan okuyan

Boyun kocaman
Kolların güçlü
Bir hamlede kaldırıyorsun
Üçümüzü

Her sabah gidersin
Ekmeğimiz için
Her akşam
Yorgun
Ama yüzün güleç
Dönüşün bir düğün

Biraz büyüsem
Şöyle diyeceğim
Yoo baba
Bu sabah bende sıra
Sen otur evde
Annemle
Dinlen

Ben
Koşacağım sokakları
Rızkımız için

Akşam
Elimde kocaman
Bir somun
Sevineceksin
Kimbilir nasıl
Yoo
Teşekkür etme
Dedim ya
Sıra bende

Cahit ZARİFOĞLU
Baba

Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
anlatmak isterim seni dünyaya,
acelen neydiki uçtun semaya,
mezarının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
mis gibi kokunu özledim baba,
bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
hasretin ciğerimi deliyor baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
sabırlı olmayı öğrettin baba,
bu koca dünyaya neden sığmadın,
geride bıraktın bizleri baba,

Hastane yolları kaderin oldu,
yanında biz varız üzülme baba,
o kanser illeti ecelin oldu,
mevladan ümitler kesilmez baba,

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,
bizi terketmeye hakkın yok baba,
dostum dediklerin düşmandır şimdi,
iyiki namerdi görmedin baba,

Ağlarım gizlice sensiz günlerde,
faydasız bilirim ağlamak baba,
yaşamak isterdin sende bizlerle,
sensizken mutsuzuz inanki baba,

Sigaran elinde kaşların çatık,
nasılda sevdiğini gizlerdin baba,
bir dilim ekmeğe soğanı katık,
çayıda çok fazla severdin baba,

Şenol Mersin
Alır Dağlar

Baba bugün üşüyorum
Karda kaldım üşüyorum
Anama deyin sıcak bir çorba koysun
Üstümü ört baba üşüyorum

Behey babam dalmış babam
Sigarayı sarmış babam
Şapkasına hicran dökmüş
Kibrit gibi yanmıs babam

Baba bugün alır dağlar
Bu dert beni alır dağlar
Şehirlere sığmaz oldum
Fazla sürmez alır dağlar

Baba bugün ağlıyorum
Darda kaldım ağlıyorum
Duaların üzerimden eksik etme
İçim yandı ağlıyorum

Yusuf Hayaloğlu

Babalar Günü Şiirleri

Türkiyenin en büyük okul portalına hoş geldiniz.
w3c
Sizde babanızla ilgili bir şeyler yazmak isterseniz aşağıya yazabilirsiniz...