Hayvanlarla İlgili Şiirler
Hayvan Şiirleri, hayvan şiiri
At
Motor bulunmadan önce
Canlı bir motordu at
Arabaya koşulurdu
Tozlu yollar karlı dağlar
Hep onunla aşılırdı
Üç çeşit yürüyüşü var
Biri tırıs biri rahvan
Dağda rüzgâr gibi geçer at
Dörtnala gider ovada
Kanatlanıp uçar at
Acıkınca koca karnı
Otla samanla doyurur
Konuşamaz bizler gibi
Sevincini, acısını
Kişneyerek duyurur
Ali YÜCE
Kedi
Kuyruk uzun baş yuvarlak
Bir ağızla iki kulak
Gece çıra gibi yanar gözler
Gündüzleri çakmak çakmak
Uzanır sobanın önüne
Hem uyur hem uyanık
Acıkınca susayınca
Miyavlar yanık yanık
Minderin üstünde yatar
Düşünde çok fare tutar
Kimini yer çıtır çıtır
Kimini çiğnemeden yutar
Ali YÜCE
Kedim
Ne güzel bir kedisin,
Mırıl mırıl edersin.
Gözlerin ateş saçar,
Seni gören fareler kaçar.
Kuyruğunu sallarsın,
Delikleri koklarsın.
Sen de olmazsan eğer,
Evlerde hep fare gezer.
Arife HANCI
Kedim
Kedim henüz bir yaşında,
Uyuyor soba başında.
Hem cesurdur, hem de kurnaz,
Bir tıkırtı duyar duymaz,
Uyanır aslan kesilir,
Gözleri volkan kesilir.
O geldiği günden beri,
Bizim evin fareleri,
Damdan, tavandan indiler,
Birer deliğe sindiler.
Koşup yakalıyor hemen,
Yuvasından, deliğinden.
Çıkanları diri diri,
Artık bunlardan hiç biri.
Dolaplarıma girmiyor,
Kitaplarımı kemirmiyor.
Orhan Seyfi ORHON
Kaplumbağa
Bir kaplumbağa dünyayı
Kaç yılda dolaşabilir
Sorsam küser darılır
Sitem eder belki ama
Ne kaplumbağa Türkçe bilir
Ne ben kaplumbağaca
Ali YÜCE
Kaplan
Aslan amcasıdır onun
Kedi halasının oğlu
Sırtlanla komşu kendileri
Ölçülü yaklaşır tilkiye
Şımartmadan şakalaşır
Görüşmez kurtla çakalla
Arasıra selamlaşır
Ne de olsa ormandaşlar
Ormandır onun vatanı
Dışarıda sıkılır canı
Tüyleri yumuşak huyu sert
Çizgi çizgi güzel postu
Nakış nakış benek benek
Gürültü yaparsa maymunlar
Öfkeyle yürür üzerlerine
Gök gibi gürleyerek
Ali YÜCE
Horoz
Bizim gülibik horoz
Geceleri nöbetçidir
Öter tan ağarırken
Okur yazarlığı mı var
Nasıl bilir sabah olduğunu
Saatine mi bakar
Ali YÜCE
Güzel Kelebek
Güzel kelebek
Canım kelebek
Sen olmasan
Dünyamızı kim renklendirir
Kim doğallaştırır canım kelebek
Güliz ŞENALP
Güzel Fok
Canım Fok
ne güzel dalıp çıkarsın sulara
arkadaşsın insanlarla…
Sen bayılıyorsun oyuna
biz bayılıyoruz sana!
En çok da
çocuklar bayılıyor sana
hele hele oyunlarına...
Gel birlikte oynayalım arada
nasıl olsa yaşayabiliyorsun
hem suda hem karada...
Fevzi GÜNENÇ
Göçmen Kuşlar
Gittiniz hep dizi dizi,
Bıraktınız ülkemizi,
İlkbaharda gene gelin,
Unutmayın sakın bizi.
Gelmeden kış, yağmadan kar,
Gidin, gidin güzel kuşlar,
Uzak güney illerinde,
Bol yiyecek, bol güneş var.
Türkülerle gidersiniz,
Kim gösterir size yol, iz ?
Ürkütmez mi kalbinizi,
Yüce dağlar, coşkun deniz ?
Gökte olup sıra sıra,
Kayboldunuz ufuklarda,
Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,
Yine gelin ilkbaharda!…
Zeki TUNABOYLU
Evimiz Hayvanat Bahçesi
Karga gaglaması,
kurbağa vraklaması,
tavuk gıdaklaması
işte evimizin hali
Hayvanat Bahçesi dediğin
böyle olmalı.
Kedi miyavlar
köpekler havlar
civcivler cikler
ne hoş olur ya
ah bir de ötse
dilsiz kanarya
Hey dilsiz kanarya
bu curcunaya sen de katılsana
bak şu minicik civcivler
ne güzel cikliyorlar
onlar olsun ötmek hevesi
vermez mi sana? ...
Tavşan kardeş senin
nasıl ses çıkarttığını bilmiyorum
o yüzden sana
bir şey diyemiyorum
ama istersen al şu değneği eline
sen de orkestra şefi ol
bağır dore mi fa sol
do re mi fa sol…
Koşun, gelin, görün
görmediyseniz eğer…
Hayvanat Bahçemiz
görmeyi gerçekten değer!
Susun susun arkadaşlar!
Gelen var
Umarım gelen
Annem değildir
Yoksa yandık hepimiz
Hepimizin bir bir…
Kulağımız elindedir.
Fevzi GÜNENÇ
Deve Şiiri
Boynu S harfine benzer
Dört bacağı dört direk
Ağır ağır / salına salına
Danseder gibi yürüyerek
Kumaş taşır baharat taşır
Aylarca yolculuktan sonra
Doğudan batıya ulaşır
Yününden battaniye dokunur
Uygarlık yapılır gücünden
Ağır ağır / salına salına
Ihlaya tıslaya yürüyerek
Yük taşır çağlar boyu
Dünyayı sırtında taşır
Dayanır mı buna yürek
Oturunca alçacık deve
Küçük çocuklar biner sırtına
Ayağa kalkınca yüksek
Yürümeye başlar deve
Çocuklar çığlık çığlığa
Çalmaya başlar boynunda çanı
Hoplar havaya havaya
Korkutur ama düşürmez
Şaka yapar çocuklara
Ali YÜCE
Bukalemun Şiiri
Ayakları kısa kısa
Dili ve kuyruğu uzun
Girdiği her ortamın
Rengini alır bukalemun
Ağır ağır dönen gözler
Yanıp yanıp sönen gözler
Bir yumulur bir açılır
Dörtbir yanı gören gözler
Çok ağırdır adımları
Yürür gibi durur gibi
Diliyle yakalar avını
Süngü ile vurur gibi
Ali YÜCE
Balıklar
Şaşıyorum şu küçük balıklara:
Nasıl yaşıyorlar denizde
Böyle ömürlerinin sonuna kadar?
Hiç merak etmiyorlar mı yeryüzünü,
Doğan ayı, batan günü?
Sudan başka yer bilmiyorlar,
Ne mevsimlerin değiştiğinden,
Ne günlerin geçtiğinden haberleri var.
Kıskanıyorum şu ufacık balıkları :
Neden bizden iyi yüzüyorlar?
Onların bizim gibi
Ne eli, ne ayağı var!..
Şükrü Enis REGÜ
Balıklar
İnsanlar öyle çok seviyor ki
denizde yüzmeyi
acaba balıklar da sever mi
karalarda gezmeyi?
Eğer seviyorsan güzel balık
anlamasan da dilimden
gel tut elimden
göstereyim sana
güzelliklerini dünyamızın.
anlatırım sana
insanı uzun uzun.
Ne…
biliyor musun ne mal olduğumuzu bizim? ..
seni yiyoruz ha,
üzgünüm güzel balık
haklısın.
Fevzi GÜNENÇ
Aslan
Kuyruğu var yelesi var
Önü geniş arkası dar
Görkemli bir gövdesi var
Hayvanlar kralı aslanın
Ormanda yüzlerce cariyesi
Binlerce kölesi var
Parkları meydanları
Müzeleri süsler yontusu
Ağzı mağara kapısıdır
Dişleri diş değil hançer
Yoktur kimseden korkusu
Ali YÜCE
Arılar
Emdiniz arılarım elma çiçeklerini,
Doldurdunuz bahçenin bütün peteklerini
Şimdi, tutun baharın, tutun eteklerini,
Gökte vızıldayarak uçun, uçun arılar.
Beyaz beyaz dallara, çiçeklere kondunuz,
Tepeler çıktınız, ovalara indiniz,
Bir çiçekten emip bir bu ota döndünüz
Haydi tepemden halka halka geçin arılar.
Böğürtlen içinde altın bir eviniz var,
Odalarınız sarı sarı balla doludur,
Beni de evinize davet edin bu bahar,
Sofranızda bana da bir yer açın arılar.
Ceyhun Atuf KANSU
Tilki
Tilki tilki kurnaz tilki
Kimseye tuzak kurmaz tilki
Avını gördüğü zaman
Yalancıktan uykuya yatar
Bir gözü uyur tilkinin
Bir gözü nöbet tutar
Topu yok tüfeği yok
Yol kesip adam öldürmez
Karanlık bastıktan sonra
Biraz üzüm çalar bağdan
Ev yıkıp ocak söndürmez
Postundan kürk yapılır
Kuyruğu boyna takılır
Sergilenir vitrinlerde çok pahalıya satılır
Ali YÜCE
Sivrisinek
Aman, şu sivrisinek,
Sözde bir eski bestekârmış da,
Şimdi işsiz, açıkta kalmış da...
Kovarsınız gitmez.
Söylenir, sızlanır durur, arsız,
Her zaman işte böyle:
Vızzz, vızzz, vızzz...
Orhan Seyfi ORHON
Rengin
Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.
Rengin ablamın adıdır;
O şimdi kızacak bana,
Fakat öğretmenim söyledi ya?
Rengin demek renkli demek,
Bunda ne var gücenecek ?
Lâkin ablam,
Rengin ablam.
Hain ablam.
Sofra başında dün akşam,
Astı bana çehresini.
Belki biraz hakkı vardı,
Çünkü Rengin onun adı,
Fakat ne var gücenecek;
Rengin demek, renkli demek;
Benim kedim de üç renkli,
Hem de benekli.
Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.
Tevfik FİKRET
Pamuk Kedim
Bir kedim var, yumuk yumuk,
Adı pamuk, kendi pamuk.
O, cin gibi gözleriyle,
Mırnav mırnav sözleriyle.
Güzel kedim cana yakın,
Fakat kızdırmayın sakın.
Öfkelenir birdenbire,
Kendisini atar yere.
Bir köşeye şöyle siner,
Biraz sonra öfke diner.
Yaklaşır da yavaş yavaş,
Sevgi ister, o yumuk baş.
Dostuna dost, aslan kedim,
Gel, mindere yaslan kedim.
Rıfat Necdet EVRİMER
Örümcek
Kendi üretir ipliğini
Kendi büker eğirir
Ağını dokur örümcek
Ahırda samanlıkta
Tuzak kurar böceklere
Meydan okur örümcek
Bacakları uzun ince
Karanlığı çok sever
Kaçar ışığı görünce
Cambaz gibi gösteri yapar
Oynar kendi ipinde
Ali YÜCE
Öküz - İnek
Bu buzağının babası
Burnundan dumanlar fışkırır
Bizon asıllı bir öküz
Annesi Hollanda'dan
Gelin gelmiş alaca inek
Bu buzağının annesi
Etli inek sütlü inek
Memeleri kocaman
Rengi alaca bulaca
Benek benek
Ali YÜCE
Leylek
Akşam oldu, sen de yuvana döndün
Ayrı ayrı doyurdun yavrularını.
Artık rahatsın Hacı Leylek
İstediğin gibi takırdatabilirsin gagalarını!
Hep yollarda mı geçecek ömrün ?
Yazın burda,
Kışın başka yerdesin..
Yuvandan ayrılacağın için mi
Böyle düşüncelisin ?
Nasıl dayanıyor o uzak yola
Zayıf vücudun ,
İnce, uzun bacakların ?
Söyle hangi memlekette geçirecek
O güzelim yazı, yavruların ?
Yalnız biz değiliz seni seven
Bak, ne kadar üzülüyor gidişine
Şu çiçekten çiçeğe konan kelebek.
Baharı erken getir bahçemize
Olmaz mı Hacı Leylek ?…
Şükrü Enis REGÜ
Kuzum
Mini mini bir kuzum var,
Çayırlarda gezer oynar.
Hep arkamdan koşar, gelir,
Yaramaz pek neşelidir.
Yanından ayrılsam biraz,
Hemen yanık yanık meler.
Kırdaki otlara doymaz,
Daha ister neler neler.
Şeker, arpa, fıstık, üzüm,
Çok bilmiştir iki gözüm.
Dr. Ali Rıdvan UNAR
Kuşlarla
Kuşlar uçar,
Ben koşarım;
Onların kanatları var,
Benim kanadım kollarım.
Kuşlar kanadını çırpar,
Ben de kolumu sallarım…
Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
Hepinizle yarışım var!
Uçtu kuşlar,
Bende koştum;
Koştum yarı yola kadar;
Ta önüme bir uçurum
Çıktı, orda kaldım naçar.
Yoo, çekemem öyle kurum!
İsterseniz, haydi tekrar
Yarışırız…Uçun kuşlar!
Tevfik FİKRET
Kedişah
Fareler ülkesinde
Egemenlik Kedişah'ındır
Fareler egemenlik isteyemez
Kedişah'tan izinsiz
Fareler birbirini yiyemez
Pençesi var dişleri var
Hukuk dışı işleri var
Kedişah'a dokunulmaz
Kendi yapar yasaları
Suçluyu kendi yargılar
Aradığınız hayvanlarla ilgili şiir ise doğru yerdesiniz...