Kuş Şiirleri
Kuşlarla ilgili, kuş konulu şiirler
Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved. - www.adanavideo.com
w3c
Tarlakuşu

Bu yuva bizim mi anne
Evet yavrum bizim
Neden korkarak uyuyoruz
Yuvam bizim ama yavrum
Tarla bizim değil

Bu kanatlar bizim mi anne
Evet yavrum bizim
Niçin ürkerek uçuyoruz
Kanatlar bizim ama yavrum
Gökler bizim değil

Bu dil bizim mi anne
Evet yavrum bizim
Niye özgürce ötmüyoruz
Dil bizim ses bizim ama
Tüfek bizim değil yavrum

Ali YÜCE
Serçecik

Her gök gürlemede
Cik cik cik
Bir ton yağım erir
Dermiş serçecik

A serçecik demişler
A serçecik cik
Etin ne budun necik
Ton kimdir sen kimcik

Cik demiş serçecik
Cik cik cik cik
Ton toncuk ben bencik
Ben tonum bana görecik

Ali YÜCE
Serçe Kuşu

Bu sabah bahçede karşıma
Küçük bir serçe kuşu geldi;
Havuzun taşına kondu,
Bir içti, bir doğruldu,
Nasıl da korkuyordu.

Sen hiç korkma serçe kuşu,
Suyunu rahat rahat iç,
Sıhhat afiyetle uç,
İnsanoğlu çeşit çeşit
Beş parmağın beşi bir mi?

NECATİ CUMALI
Serçe

Pıt orada, pıt burada
Sen hiç yerinde durmaz mısın
sevgili serçe
durmadan bir sağa bir sola
sallayıp durduğun kuyruğunla?

Keşke kanatlarım olsa
olabilsem yerinde
uçabilsem senin gibi
yalnız senin olan göklerinde!

Fevzi GÜNENÇ
Serçe

Çamaşır asılı ipte
Duran küçük serçem
Bana acıyarak mı bakıyorsun?
Halbuki ben güneşin
Ve ilk beyaz yaprakların altında
Senin uçuşunu seyredeceğim.

Melih Cevdet ANDAY
Papağan

Papağanım çok geveze
gülmekten kırar geçirir bizi
öykünür durur herkese
ah, bir de karşıma geçip
bana “geveze! ” demese…

Fevzi GÜNENÇ
Papağan

Konuşan bir kuş papağan
Kafese konmuş papağan
Tüyleri var rengârenk
Çiçek olmuş papağan

Her ayakta dört parmak
Gaga kıvrık dil kıvrak
Ezberler duyduklarına
Yineler cıyak cıyak

Ali YÜCE
Minik Kuş

Mini mini bir kuş donmuştu
Pencereme konmuştu
Aldım onu içeriye
Cik cik cik cik ötsün diye
Pırpır pırpır canlandı
Ellerim bomboş kaldı

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
   Leylek

Bu yıl yurdumuza erken gel leyleğim
Bacalarımızın üzerine kurduğun
Güelden güzel yuvanı bozmadık
Seni bekliyor evin
Biz seni görünce seviniyoruz
Sen de bize gelince sevin!

Fevzi GÜNENÇ
Kuşlarla

Kuşlar uçar,
Ben koşarım;
Onların kanatları var,
Benim kanadım kollarım.
Kuşlar kanadını çırpar,
Ben de kolumu sallarım…
Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
Hepinizle yarışım var!

Uçtu kuşlar,
Bende koştum;
Koştum yarı yola kadar;
Ta önüme bir uçurum
Çıktı, orda kaldım naçar.
Yoo, çekemem öyle kurum!
İsterseniz, haydi tekrar
Yarışırız…Uçun kuşlar!

TEVFİK FİKRET
Kırlangıç ve Küçük Kuşlar

Bir kırlangıç dünyayı geze dolaşa
Çok şeyler öğrenmiş.
Atalarımız ne demiş:
"Bir şeyler kalır çok görenin kafasında."
Bizim kırlangıç önceden bilirmiş
Büyük küçük bütün fırtınaları,
Gemiciler ondan alırmış haberi.
Bir gün bir yerde kırlangıç bakmış,
Tarlasına, sıram sıram
Kenevir tohumu ekiyor köylünün biri.
Kırlangıç çağırmış küçük kuşları,
- Bakın, demiş, sizin kuyunuzu kazıyor bu adam.
Bana göre hava hoş, çeker giderim burdan,
Ama korkarım sizin haliniz duman.
Şu elin savurduğu tohumlar yok mu,
Başınıza örülen birer çoraptır sizin,
Her attığı tohum bininizin öksesi,
Benden size söylemesi.
Günü gelip kenevir sicim oldu mu
Seyreyleyin size kurulacak dolapları.
Ya ölüm, ya zindan gayri sizlere:
Kiminize kafes, kiminize tencere.
Onun için gelin, dinleyin beni,
Yiyin şu tohumların hepsini.
Yaz günü kırlangıcı kim dinler,
Küçük kuşlar diledikleri yemi yemişler.
Kenevir başlamış büyümeye yeşil yeşil.
Kırlangıç bir kez daha uyarmak istemiş
Dünyadan habersiz küçük kuşları:
- Koparın, demiş, bir bir koparın
Bu kötü tohumdan çıkan yapracıkları.
Onla büyüdü mü kendinizi yok bilin.
Kuşlar kırlangıca kızmış,
- Aman ne şom ağızlısın, demişler.
Hem sonra kaç bin kuş ister
Bütün o filizleri yolmak için?
Kenevir büyüdükçe büyümüş,
Kırlangıç, kuşları bir kez daha uyarmış:
- Bakın, demiş, işler kötü,
Kötü tohum yurdunuzda aldı yürüdü.
Bugüne dek inanmadınız bana, peki,
Ama bir gün baktınız ki insanoğlu,
Buğdayları büyüyedursun tarlada,
Vakit bulmuş kuş avlamaya şurda burda,
Kurmuş ağlarını dağda bayırda,
Siz küçük kuşları avlamak için.
Ya hiç çıkmayın yuvanızdan,
Ya da göç edin başka yere:
Ördek, turna ne yapıyorsa
Siz de onlar gibi yapın.
Ama siz küçüksünüz, doğru,
Geçemezsiniz bizim gibi çölleri, denizleri.
Size göre iş değil yeni dünyalar aramak.
Yapabileceğiniz tek şey bence
Duvar deliklerine saklanmak olacak.
Kuşçağızlar yorulmuşlar kırlangıcı dinlemekten,
Başlamışlar cıvıl cıvıl ötüşüp durmaya.
Tıpkı Troyalılar gibi, zavallı Kassandra
Başlarına geleceği haber verirken.
Onlara olan bizimkilere de olmuş.
Nice kafesler kuşlarla dolmuş.
Hep böyle kendi bildiğimizi okuruz yalnız
Bela başımıza gelmedikçe inanmayız.

LA FONTAINE
Kırlangıç

Kendi küçük ağzı büyük
Tüyleri parlak ve kara
Kuyruğu iki çatal
Her yıl aynı yerlere
Çamurdan yuva yapar

Kanatları ince uzun
Göçmen bir kuş kırlangıç
Bir ülkeden bir ülkeye
Her yıl uçmuş kırlangıç

Ali YÜCE
Kırlangıç

Nerde beyaz bembeyaz güvercinler,
Uzak dallarda tarla kuşu çiler
Penceremde mavileşirdi akşam.
Ah ümitlerle koşardım izinde
Geceleri ateşböceklerinin.
Dönerdi kocaman dairesinde
Ağaçlar ve gökyüzü çemberimin.
Bir dert gibi çıkmaz içimden o yer
Yeşil vadilerde boy boy ardıç.
Sanırım o iklime doğru gider.
Şu masmavi semadaki kırlangıç.

Oktay RİFAT
Keklik

Uzak durur köyden kentten
Dağları yurt tutar keklik
Kayaların tepesinde
Darbuka gibi öter keklik

Sürmeler çekmiş gözüne
Kanmaz avcının sözüne
Tüylerine kına yakmış
Düğüne mi gider keklik

Sekerek yürür bozkırda
Bir yürür bir durur keklik

Toplar kanadı altına
Yavrularını korur keklik

Ali YÜCE
Karga

Karga budalaymış ha,!
kim uyduruyor bunu?
Öyle olsaydı eğer
Güzelleşsin diye evim
taşır mıydı yuvasına
ayna parçalarını
inciği boncuğu, sabunu?

Fevzi GÜNENÇ
Güvercin

Tüyleri var yanar söner
Yerinde duramaz döner
Bir bakarsın havalanmış
Bir bakarsın yere iner

Dolaşır anne güvercin
Yiyecek bulup getirir
Tüysüz yavrularına
Sıra ile yedirir

Bir ülkeden bir ülkeye
Mektup taşır güvercin
İyi bir postadır
Tez ulaşır güvercin

Hızlı yer hızlı içer
Hızlı uçar güvercin
Barışın sembolüdür
Savaştan kaçar güvercin

Ali YÜCE
Göçmen Kuşlar

Gittiniz hep dizi dizi,
Bıraktınız ülkemizi,
İlkbaharda gene gelin,
Unutmayın sakın bizi.

Gelmeden kış, yağmadan kar,
Gidin, gidin güzel kuşlar,
Uzak güney illerinde,
Bol yiyecek, bol güneş var.

Türkülerle gidersiniz,
Kim gösterir size yol, iz ?
Ürkütmez mi kalbinizi,
Yüce dağlar, coşkun deniz ?

Gökte olup sıra sıra,
Kayboldunuz ufuklarda,
Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,
Yine gelin ilkbaharda!…

Zeki TUNABOYLU
Devekuşu

Bacakları uzundur
Kanatları kısa
Uçamaz ama koşar
Bir tehlike görünce
Başını kuma sokar

Deve boynu gibi boynu
Hem uzundur hem eğri
Yumurtaları kocaman
Birbuçuk kilo her biri

Devekuşunun dişisi
Bir çukur açar toprağa
Yumurtasını yumurtlar
Civciv çıkarmak için
Erkek kuluçkaya yatar

Ali YÜCE
Çok Kanatlı Kuş

Dün gece bir düş gördüm
Düşümde bir kuş gördüm
Binlerce kanatları vardı
Uçamıyordu doya doya
Bu gökler ona çok dardı
Daha geniş gökler için
Cik cik cik ağlıyordu

Ali YÜCE
Bülbül

Çalar saz öter bülbül
Bahar yaz öter bülbül
Kime küsmüş darılmış
Niçin az öter bülbül

Köle değil tutsak değil
Tutsaktan beter bülbül
Özgürlüğünü yitirmiş
Dili ağrıyor kafeste
Bu yüzden az öter bülbül

Ali YÜCE
Anka Kuşu

Koparır bir fırtına,
Alır seni sırtına.
Seni hiç incitmeden
Taşır masal yurduna.

Çocukları çok sever,
Onlara hep "gülün" der,
Ve gülünce çocuklar,
O da bizimle güler...

Bülent ÖZCAN
Ağaçkakan

- Tık tık! ..
-Kim o?
- Benim ben, ağaçkakan!
kapıyı vurmuyorum
ağacı kakıyorum…

İy bir şey değil yaptığım, biliyorum
Ama ne yapayım, ben buyum
Kurusun huyum!

Fevzi GÜNENÇ
Acemi Serçe

Çocukluk sona eriyor
Uçuyor yuvadan artık
Sevgili küçük serçe
Hıçkıra hıçkıra ağlıyor
Kucaklaşıp öpüşerek
Ayrılırken annesinden

Atlıyor gök boşluğuna
Acemi yavru serçe
Konacak bir dal arıyor
Uça uça döne döne
Yoruluyor kanatları
Konuyor bir horozun sesine

Seviyor konduğu yeri
Mutlu oluyor yorgun serçe
Uykusu gelmiş uyuyor
Ötmesi bitince horozun
Gökten yere düşüyor
Paramparça oluyor serçe

Ali YÜCE
Kuş şiirleri