Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved.
w3c
Nevruz

Nevruzla donanmış,
Halı gibi çayırlar.
Üstünde ipek tüylü,
Kuzular oynaşırlar.

Nevruzla coşar dereler
Derelerin sesini,
Dağlar uzaktan dinler.

Nevruz yine can verir,
Sulara, topraklara
Yer, gök sevinç içinde
Kavuşurlar bahara.

Esra ÇİMEN
Nevruz Bayramı
Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiş olup yeni gün anlamına gelmektedir. Eski İran takvimine göre yılın ilk günüdür ve güneşin Koç burcuna girdiği ilkbaharın başlangıcı sayılan bir gündür.
Güneş 21 Marta kadar güney yarımküreye daha çok ışık ve ısı verirken, 21 Mart tarihinden itibaren kuzey yarımküreye daha çok ısı vermeye başlar. Bu nedenle kuzey yarımkürede yaşayan bazı halklar için 21 Mart günü uyanış ve yaradılışın sembolü olarak kutlanmaya değer bir gün anlamı taşımaktadır.
Hz. Adem’in 7. torunu olan Cem 21 Mart günü Azerbaycan’a gelmiş ve bugünü bayram ilan etmiştir.
Anadolu’da Nevruz-i Sultan, Sultan Nevruz, Navrız, Mart dokuzu gibi adlar verilen Nevruz, farklı yörelerde değişik biçimlerde kutlanır. Tarımsal uğraşın yoğun olduğu yörelerde bir tür bolluk ve bereket töreni olma özelliği de taşımaktadır. Alevi-Bektaşi topluluklarda ise inanca dayalı bir anlam da ifade etmektedir.
Alevi-Bektaşi topluluklarda Nevruz, Hz. Ali’nin doğum günüdür, Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın evlendikleri gündür, Hz. Muhammed’in veda haccı dönüşü Hz. Ali’yi kendine halife tayin ettiği gün olması özelliğini de taşımaktadır. Bu günün sabahı mürşidin okuduğu duadan sonra süt içilir, Nevruziye adı verilen şiirler, nefesler ve Hz. Ali’nin Mevlidi okunur. Nevruzda önceden hazırlanmış olan çöreklerle mezarlık ziyaretine gidilir, ölüler ziyaret edildikten sonra orada çörekler yenilir.
Osmanlı Devleti zamanında Nevruz gününe özel bir önem verilmiştir. Padişahlara Nevruz günleri “nevruziye” adı verilen kasideler sunulurdu. Bu kasidelerde ağaçların yeşermesi, çiçeklerin açması, havanın ısınması gibi konulara yer verilirdi. Nevruz günü Adem’in yaratıldığı, Nuh’un gemisinin karayı bulduğu, Hz. Ali’nin doğduğu, halife olduğu anlatılırdı. Nevruz gecesi bütün yaratıkların Tanrı’ya secde ettiği, dileklerin yerine getirildiği belirtilirdi. Nevruz günlerinde müneccimbaşı, yeni takvimi padişaha sunar, bahşişini de alırdı. Buna da “nevruziye bahşişi” adı verilirdi. Saray hekim başıları tarafından hazırlanan ve Nevruziye denen çeşitli baharatlardan yapılmış macunlar, padişah ailelerine ve büyüklere sunulurdu. Bugün için yapılmış macunlar, porselen kapaklı kaseler içinde sunulur ve günün hangi saatinde yenmesi gerektiğini yazan bir kağıt da kaselere iliştirilirdi.
Nevruziye adı verilen macunun kökeni, kimi araştırmacılar tarafından Persler dönemine kadar götürülebilmektedir. Persler zamanında Nevruz günlerinde hekimler ve eczacılar toplanarak bu özel macunu hazırlamışlardır. Bu macundan yiyenin bütün yıl boyunca hastalıklardan korunacağına inanılmıştır. Zamanla bu gelenek değişime uğramış ve Nevruziye Nevruz günlerinde yenen özel bir tatlının adı olmuştur. Son zamanlarda bu geleneğin bir uzantısı olarak 21 Mart günü Manisa’da mesir macunu halka dağıtılmaktadır.
Doğu Anadolu halkı için sadece Nevruz günü değil, Nevruz gecesi de kutsallık taşımaktadır. Bu gece canlı cansız bütün varlıkların Tanrı’ya secde ettiğine inanılır. O gün herkesin bir yıllık kısmeti ve geleceği belirlenir. Herkes güzel ve yeni elbiseler giyerek yeni yıla hazırlanır. Evlerde yemekler yapılır, karşılıklı ziyaretlerde bulunulur.
Mart ayı içerisinde Anadolu’nun bazı yörelerinde görülen bir diğer gelenek de “kara Çarşamba” geleneğidir. Mart ayının ilk çarşambası olan bu günde çeşitli törenler yapılır, çeşitli yiyecekler hazırlanarak birlikte yenir. Gençler bir dilek tutarak komşuların kapısını dinlerler.
Nevruzla ilgili geleneklerden biri de “mart ipliği” adı verilen uygulamadır. 21 Marttan itibaren ısınmaya başlayan havalar nedeniyle ağaçların güneşten etkilenmemesi için bez bağlanır.
Giresun’da uygulanmakta olan “Mart bozumu” adı verilen gelenek de Nevruzla ilgili önemli geleneklerden biridir. Mart bozumunda akarsulardan alınıp getirilen su evlere serpilir. Ayağı uğurlu bir misafirin gelmesi ve “martınızı bozuyorum” demesi beklenir.
Nevruz İç Anadolu Bölgesi’nde “Mart dokuzu” olarak bilinmektedir. 21 Mart günü sabah erken kalkılır, mezarlık ziyareti yapılır, niyet tutulur. Niyetlenecek kişi mezarlardan birer taş alarak kırka tamamlar. Bir torbaya doldurup evinin duvarına asar ve bu arada bir niyet tutar. Bir yıl sonra torbaya baktığında taşlar kırk bir olmuşsa niyetinin gerçekleşeceğine inanır. Bir daha ki Mart Dokuzunda taşlar iade edilir.
Nevruz günü ziyaretler esnasında çeşitli yemeklerden oluşan sofralar hazırlanır, oyunlar oynanır, eğlenceler düzenlenir, boyalı yumurtalar yenir ve büyük ateşler yakılır.
Her toplumun kendine özgü nedenlerle kutladığı Nevruz, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tataristan, Uygur Bölgesi, Anadolu ve Balkanlarda geleneksel kutlamalarla canlılığını günümüzde de sürdürmektedir.
Nevruz Şiirleri
Nevruz Şiiri - Nevruz bayramı ile ilgili Şiirler
Nevruz

Nevruzla donanmış,
Halı gibi çayırlar.
Üstünde ipek tüylü,
Kuzular oynaşırlar.

Nevruzla coşar dereler
Derelerin sesini,
Dağlar uzaktan dinler.

Nevruz yine can verir,
Sulara, topraklara
Yer, gök sevinç içinde
Kavuşurlar bahara.

Esra ÇİMEN
Ufukta Yine Doğdu Nevruz

Nasıl hissedilmez geldiğin?
Sen gelince mutluluk gelir
Halaylar senin için çekilir
Ufukta yine doğdun Nevruz

Seninle gelir doğaya bereket
Seninle gelir barışa davet
Yurda umut, halka adalet,
Ufukta yine doğdun Nevruz

Binlerce türkü kaynağısın,
Kaynar aşın ocağısın
Kimsesize sıcak kucaksın
Ufukta yine doğdun Nevruz.


Hüzün gider gelince sen,
Hayran kalır bütün beden
Sevgi ekip, sevgi biçen
Ufukta yine doğdun Nevruz.

Hüsniye AKINCI
Nevruz Yolu

Baharla çağlar Anadolu,
Nevruzlarla dolu dolu,
Çiğdem, çiçek; oyun, halay,
Ne güzeldir nevruz yolu.

Milletime türkü yaksam
Kültürünü tel tel yazsam
Edirne-Kars, İzmir-Van
Elden ele bir tutuşsam

Ateş yanmış, seyran olmuş
Gören sinsine dolmuş
Sazı, sözü, masum özü
Nevruzlarla bayram olmuş

Biz sevdamıza gelelim
Kardeşliğe el verelim
Nevruz bereket çağrısıdır
Sevgiye tohum ekelim

Özge KABALCI
Doğanın Düğünü

Kurtulur buzlardan dumanlı dağlar
Bitmez bir neşeyle uçar tüm kuşlar
Güneş bugün sanki bir başka parlar
Tabiatı nevruzun heyecanı sarar.

Dallarda sevinçli bülbüller öter
Kalmaz insanda ne dert, ne keder
Rüzgârın coşkulu türküsü yeter
Kardeş gibi kucaklaşır gök ve yer.

Atalarım asırlardır kutlar bugünü
Bir başka olur çünkü doğanın düğünü
Bütün yörelerimi sarmıştır ünü
Hiç bozulmayacak bir kültür ürünü.

Köstebek, yavaşça açılır gözün
Hey papağan! Anlamı ne bu sözün?
Artık gereği yok kuşlara göçün
Hüznü kalmadı içimizde güzün.

Renk cümbüşü sürer gider böylece
Kalbimizde yerin yok, karanlık gece
Gönüllerde, dillerde vardır tek hece
Nevruz, gitme kal bizimle ömrümüzce!...

Deniz KOÇ
Baharın Sevinci

Yeni baharda canlanır yer,
Kırlar hep yeşiller giyer.
Döner geline her ağaç,
Süslü bir etektir yamaç.

Çiçeklerle donanmış,
Halı gibi çayırlar.
Üstünde ipek tüylü,
Kuzular oynaşırlar.

Kuşlar cıvıldaşırken,
Coşkun akar dereler.
Derelerin sesini
Dağlar uzaktan dinler.

Kuş sesleri yayılır,
Ovalara, dağlara.
Menekşeler yayılır,
Bahçelere, bağlara.

Tatlı renkler, kokular,
Bağa, kıra can verir.
Her yerde bin bir tat var;
Her yer cennet gibidir.

Uzamaya başladı günler sahiden,
Güneş'in batmak istemediği belli.
Eteğini havalandırarak esen
Kış boyu düşündüğüm bahar yeli.

Kader TAŞOVA
Barışın Sesi

Dillerden düşmez kardeşlik türküleri,
Nevruzda yeşerir, barış çiçeğinin
Huzur ve kardeşlik dolu sesi,
Anlatır mutlulukların en yücesini.

Her çiçeğin ayrı bir rengi,
Baharın, kardeşliğin, emeğin eseri,
Yurdumun güneşi, baharın habercisi,
Bayram sevinciyle geçer nevruz günleri.

Nevruzda açar çiçekler.
Çekilir halaylar, söylenir türküler.
Geçmişin şanı, geleceğin heyecanı,
Bir barış çığlığı gibi sarar dört bir yanı.

Menaf ÖZDEK
Anadolu'da Bahar

İlkbahar geldi Anadolu'nun,
Her tarafı yeşil şimdi.
Ağaçlar çiçek açar, kuşlar ötüşür,
Her yanı cıvıl cıvıl duy şimdi.

Arılar düğün yapar şu mevsimde,
Anadolu'nun renk renk
Gül bahçesinde,
Bülbüllerin neşesini gör şimdi.

Cıvıl cıvıl sessiz duran yuvalar,
Kelebekler birbirini kovalar,
Halı gibi nakışlandı ovalar,
Bölük bölük, sarı yeşil, mor şimdi.

Gök gürülder yağmur yağar,
Her taraf mis gibi toprak kokar.
Anadolu'da böyle yaşanır bahar.

Özlem ULUER
Nevruz

Kışın kar örtmüştü,
Doğanın güzelliğini.
Nevruz yine gösterdi,
Yeşil ağacı, güzel çiçeği.

Toprak yeniden uyandı;
Açtı yine çiçekler.
İşte nevruz geldi,
Baharı müjdeler.

Lastikler yakılır,
Şenlikler yapılır.
Ateşlerden atlanır,
Nevruz sevinçle kutlanır.

Hoşgeldin Nevruz!
Bize bahar getirdin.
Hoşgeldin Nevruz!
Bize mutluluk verdin.

Nevruz barıştır,
Nevruzdur kardeşlik,
Nevruz bahardır,
Nevruz güzellik.

Yine coşup oynuyoruz;
Sokaklarda koşuyoruz.
Baharı getirdiği için,
Nevruz'u çok seviyoruz.

Herkes sevinçle gözlüyor,
Nevruz'un yolunu.
Bize Nevruz getirir,
Bereketi, bolluğu.

Anılarımı hatırlıyorum,
Önceki Nevruzları.
Her yaştan insanların,
Nevruz kutlamalarını.

Nevruz'un güzelliğini,
Hepimiz anlamalıyız
Bir araya toplanıp,
Nevruzu kutlamalıyız.

Burak VAROL

Nevruz
Yeni bir yaşamın gelişiriz Nevruz
En güzel ve neşeli günlerin başlangıcıdır
Yeniden doğmaktır bir anlamda
Kokusuyla, rengiyle, parıltısıyla

Yaşam sevinciyle dolar yürekler
İnsanlar heyecanla bugünü bekler
Nevruz'da neşelenir ezgiler
Burcu burcu kokar nergisler

Doğa yeniden başlar yaşam için
Bir kez daha kollarını açar tabiat ana bizim için
Mutluluk damlaları olan insanların kalbine
Sevgi, neşe ve güzellik için

Ezgi YAZAR