Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved.
w3c
Yaşlılar Haftası Şiirleri
Yaşlı ve Gençlik ile ilgili Şiirler - şiiri
Bebek

Bir zamanlar o da bir bebekti
Hokka burunlu, al yanaklı,
Bir ömre bedel.
Şu gördüğün kavrulmuş el,
Pamuk gibiydi.
Eskiler içindeki bu kambur vücut,
Mis gibi kokan zıbınlar, fırfırlı elbiseler giydi.

Annesi ona “Gül kızım” derdi,
Sevip okşamak için sıraya girerlerdi.
Ya babası?
Getirdiği çikolatayı muzipçe cebinde saklardı
Onu ağlatmayı herkese yasaklardı.
Kızı incisi, emeliydi
Çok mutlu olmalı, hayatı sevmeliydi.

Ah! Hızla geçti yıllar işte
Seksen beş yıllık koca bir ömrü
İçiverdi bir dikişte.

Annesinin kiraz dudaklı, kalem kaşlısı
Şimdi huzurevinin en yaşlısı.
Gençler ondan kaçıyor. Neden?
Ruh aynı ruh, beden aynı beden.

Soruyor, gözleri nemli:
Görüntü bu kadar mı önemli?
Oysa şimdi anlatacak ne öyküleri var
Bir yıkılsa aradaki şu duvar!

Çare yok. Böyle gelmiş bu, böyle gidecek.
Şimdi bir zamanki tatlı bebek,
Saatler boyu pencerenin önünde
Birbirinin aynı günleri tüketmekte,
Bir an önce yanına alması için Tanrı’ya
Dualar etmekte.

(Kapılar kitabından)
Ümit Kilislioğlu Özger
Gençliği Özleyiş (Yaşlılara Saygı Haftası, 18 - 24 Mart.)

Yıllarca koynunda şahlanıp durdum,
Birazcık kıymetin,bilmedim gençlik;
Bitmezsin sanarak,bol bol savurdum
Vaktinde sırrına ermedim gençlik.

Sayende,bir zaman kuvvetli gezdim,
Yorgunluk,yaşlılık nedir bilmezdim;
Seneler geçtikçe,yokluğun sezdim
Özlemin ne zormuş,sormadım gençlik.

Büyürken özlerdim,olgun çağları,
Aşılır sanırdım,o dem dağları;
Yıllar soldururmuş,zümrüt bağları
Yılların farkına,varmadım gençlik.

Ne kadar yalvarsam,gelmezsin geri,
Bu imiş,faninin,kesin kaderi;
Yaşlılık,serime,düşeli beri
Sineni sineme,sarmadım gençlik.

Gençliğin kıymetin(i) iyi bilmeli,
İlimle,sporla eğitilmeli;
Genç,yaşlı herkesin,yüzü gülmeli
Üstünde bir değer,görmedim gençlik...

Naim Yalnız
Aklına Gelecek Mi (Yaşlılara Saygı Haftasına)

Sen say ki büyüğünü oda seni sevecek,
Her insan yaşar ise yaşlılığı görecek,
Bir gün seninde elin, her yanın titreyecek,
Gençlikte yaptıkların aklına gelecek mi?

Gören gözlerin bir gün elbet görmez olunca,
Sağır kulağın ancak bağırırken duyunca,
Tek başına odada sahipsizce kalınca,
Gençlikte yaptıkların aklına gelecek mi?

Başındaki saçları bir gün döktüğün zaman,
Söylediğin sözleri hatırlamazsa kafan,
Sönünce bütün forsun, nefsinle kalmaz davan,
Gençlikte yaptıkların aklına gelecek mi?

Ah demeden başının çaresine baksana,
Yaşlı ana babanı üzerek kırmasana,
Kendin onun yerine koyup da anlasana,
Gençlikte yaptıkların aklına gelecek mi?

Her şeyin hayırlısı her yerde istenmeli,
Kayaturan gençliğin kıymetini bilmeli,
Yaşlıları ziyaret ederek güldürmeli,
Yaptıkların bilmem ki aklına gelecek mi?
 
Şevki Kayaturan
Yaşlılık Şiiri

Aynalar eski bugün
Yıllar önce sanki dün
Dün gece genç bakardı
Gözlerim yaşlı bugün

Hava yağışlı bugün
Güneş öldü sanki dün
Dün gece hep gülerdi
Gözlerim yaşlı bugün

Gözlerim yaşlı bugün
Gözlerim yaşlı bugün
 
Fevzi Tuna Ocakoğlu
Zordur yaslilik bilemezsin

Sairimizin yazdigi gibi
'Yolun yarisi'nda degilim
Yolun sonundayim belki simdi
Bitmedi ama yol yuruyecegim bilirim
Zordur yaslilik bilemezsin

Sunlari yapardin eskiden
Simdi rica ediyorsun birine
Gururum ne oldu derken
Eskisi gibi degilsin kime ne
Zordur yaslilik bilemezsin

Carsi pazar dolasamazsin
Veya sinema tiyatro lokanta
Cunki sen yanliz olamazsin
Goturen olursa cikarsin sokaga
Zordur yaslilik bilemezsin

Yanlizsindir evde bu yasta
Konusacak insan ararsin haliyle
Telefondaki ses bile yeter sana
Aradi biri diye sevinirsin sessizce
Zordur yaslilik bilemezsin

Hayatin sanki bir sinema
Kapatip gozlerini seyredersin sessizce
Muvaffak olmussun bircok sahada
Gurur duymuyorsun yinede kendinle
Zordur yaslilik bilemezsin

Keski senin yasina gelince
Senin gibi olsak demisler
Kendileri gibi olsunlar bence
Icimdeki firtinayi sezmemisler
 
Ulya Erkman
Ah Yaşlılık…

Aynalar yansıtır kar beyaz sakalı,
Çamur banyosunda makyajı pahalı…
Keli güneş gibi kırıtır havalı,
Zaman tünelinde gezinirce sanki…

Belinde ağrılar ayağı son gazi,
Horca kullanılmış, bir subay gibi Nazi…
Yinede umuttur, hüzündür fantezi!
Kulağında çınlar, gençliktir şok yankı…

İçine bir girsen hazan yağmurları,
Dışını bir görsen çifte at mahmurları,
Alaycı bakışlar, oynar su samurları!
Oynatmak ne mümkün taşıdığı tankı…
 
Safet Kuramaz
Yaşlılık

Kadim dostu olmasın yalnızlık
Toplumsal sorunluğunu düşünse de çağdaş hayatın
Durgun bir suyu seyreder gözleri
Rafine edilmiş,tecrübe dolu sözleri

Sonu olsa da yaşlılığın ilkelde “kamidok”
Yaşlılık bir gelecek,dünyevi tecrübe çok
O bir sonsuz şimdilik,o bir dost
Toplumumuzda olmalı saygınlığının yeri çok.

Arzulanan olsa da yaşamda her an gençlik
Elden kaçıp gidecek bedensel ve zihinsel dinçlik
Bozulup düzen kalksa da dirlik
Olmasın toplumumuzda yaşlılık hiçlik.


'kamidok':İlkel toplumlarda yaşlıların topluma zarar verdiği düşüncesiyle öldürülerek toplum menfaatlerine hizmet edildiği inancı.
 
Mehmet Kuvvet
Yaşlılık

Ey benim hüzünlü bulutum,
Asma suratını,
Yağma yamaçlarıma,
Islatma şakaklarımı,
Takılma derin çizgilere.

Yüzümde buruk bir gülümseme,
Yıllara ne söylerim,
Saçlarımda beyaz güller,
Sırıtır aynalarda, ağlarım.

Eski hırçın nefesim,
Ilık meltem olmuş boğazıma düğümlenir,
Yaşlılığıma bakıyorum yorgun gözlerle,
Umudunu yitirmiş, ferini kaybetmiş,
Işığa hasret.

Ayağıma prangalar vurulmuş,
Koşmak istiyorum, düşüyorum,
Yürüyorum ağır ağır yaşlılığıma,
Gözlerimde sönmüş gülümseyişler,
Yüreğimde dünden kalma iç çekişler.

Ahmet EROĞLU

Yaşlılık

Sürmeli göz
Sürmeli bulunmayan ateş
Ki ben hala
Taş devrinden yerleşik hayata geçmeye yabancıyım
Anneme söylemeyin busefer
Yaşlı yaşlı süzülmesin yaşları
Kırışan onca şeyden sonra
Şeyleşmenin korkağıyım ben
Rüyalardan kabuslara kadar
İnsanım insanlıktan öte pelerinlerde
Bilincime kapanmış ah o dua o od
Atına geçmeye yabancıyım
Simya simya
Katılıyorum gülmekten

Başak Tuncel
Yaşlılık

Günler günleri kovalarken, zamanda ilerliyor
Dün daha çocuk iken, bu gün baba oluyor
Dertler kederler sırtına bindikçe de biniyor
Akrep yelkovan dönerken, insanda yaşlanıyor

Eski gülücükler nerde, suratlar somurtuyor
Yüze çizgiler girince, saçlarda ağarıyor
Aynalar düşman artık, bizi genç göstermiyor
Yaşlandık mı gerçekten yoksa,
aynalar mı yalan söylüyor

Yılları horca harcarken, günler değerleniyor
Günleri bir yana bırak, saniye önemseniyor
Torunu kucağa alınca, bir de dede oluyor
Bunca tedirginlik neden, Ölüm mü yaklaşıyor…

Şeyhmus Sevilmez
Yaşlılığa Dair

Doğan herkes
Çocuk,genç,orta yaşlı
Daha sonra da
Yaşlı olmak zorundadır.
Çocukluğumuzu anlamadan,
Gençliğimizi bilmeden,
Yaşlılığımızı yapamadan yaşarız.
Hepsinin eksiği varmış gibi gelse de
Ayrı olmalı hepsinin,
Çocukluğun,gençliğin,
Hatta yaşlılığın.
Yaşlanmamak elimizde değil,
Geriye dönmek imkansız.
O halde? ? ?
Her yaşın hakkını vermeli
Gerektiği gibi yaşamalıyız.
Yaşlanman yaşlı olmaktansa,
Yaşlanınca bile genç kalmasını bilmeliyiz!

Nuray ZARALI
Yaşlılarız Biz

Bizde sizler gibi doğduk büyüdük
Önce emekledik sonra yürüdük
Yıllar gençliğimizi götürdü şimdi çürüdük
Acıma değil, sevgi bekliyoruz...

Kimimiz hakimdik, kimimiz savcı
Dostlarımız vardı, hepsi kardeş bacı
Şimdi unutulmuş olmak çok acı
Bizi untmayın diyenlerdeniz biz...

Dostlarımız bizi aramaz oldu
Tükendi bir ömür, rengimiz soldu
Hava karardı, vakit akşam oldu
Bir tatlı söze hasretiz biz...

Gün oldu cephelerde savaştık
Allah Allah diyerek dağları aştık
Şimdi unutulduğumuza şaştık
Masallardaki, bir varmış bir yokmuşuz biz...

Bir çoğumuzun oğlu, kızı var
Yaşladık şimdi kim arar kim sorar
Nafile üzülmek, ağlamak sabaha kadar
Gözlerimiz yollarda bekliyoruz biz...

Çocuktuk, gençtik yaşlandık
Bizi arayıp sorarsınız sandık
Terk edilmişliğin ateşine yandık
Bizi unutmayın diyenlerdeniz biz...

Ahmet Mansuroğlu
Yaşlıları Severim

Sımsıcak gülüşlerle kucak açar herkese,
Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
Nasıl özlem duyarlar yumuşacık bir sese,
Elleri kırış kırış yaşlıları severim.

Bin bir sevinç sığdırır meraklı bakışına,
Her zaman ilgi duyar hayatın akışına,
Sırt çevirmez yaşamın düzüne yokuşuna,
Dosta ömür adamış yaşlıları severim.

Yılları nasıl geçmiş, yaşamış mı doyunca
Nice fidan büyütmüş hepsi kendi boyunca.
Nasıl da mutlu olur bir 'teşekkür' duyunca,
Sevgilere susamış yaşlıları severim.

Hep dünleri anlatır, geçmişi çok özlemiş.
Yüreğinde kim bilir ne sevdalar gizlemiş.
Bilinmez ki kimlerin yollarını gözlemiş.
Anılarla yaşamış yaşlıları severim.

Koşup sarmak isterim bükülmüş bellerini,
Tutup öpesim gelir üşümüş ellerini.
Usanmadan dinlesem o tatlı dillerini,.
Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
Elleri kırış kırış yaşlıları severim........

(Sevda Köşe Başında`dan)

Yaşlılar haftası, tüm dünyada kutlu ve umutlu olsun..

Sevinç Atan
Yaşamdaki Basamaklar

Bebek:
Daha çok küçüğüm sütümü verin,
Oynamak isterim, bebek getirin.
Hastayım, derdimi diyemem öyle,
Doktorlara hemen beni götürün.

Çocuk:
Ben bebek değilim yalnız oynarım,
Bardağı, çatalı kendim tutarım.
Beni küçük sanma yaşım yedidir.
Hele çantam gelsin derse koşarım.

Genç:
Yerde savururum gökte yerim ben,
Bu konuda yoktur hiçbir kederim.
Baba kesesinden hepten giderim,
Olsaydı yanımda bir de sevgilim...
Yaşlıya saygı mı, duymadım onu,
Ben kendim bulurum kendi yolumu.
Kim bana verdi ki, ben de vereyim,
Uzatmam elimi, vermem kolunu.

İhtiyar:
Ben de gençliğimde böyle diyordum,
Yerde kazanarak, gökte yiyordum.
Vücudum yaşlandı, olmuyor artık,
Genç kuşaktan, anlayış bekliyorum.
Ben geldim sonuma, onlar da yolda,
Her şey boşa imiş, yalan dünyada.
Sen de hesap eyle yanlışlar yapma!
Bir gün yaşlanırsın, dönersin bana.

İbrahim ŞİMŞEK
yaşlı şiirleri, yaşlı şiiri
yaşlılar haftası
yaşlı şiiri